Kültür - Sanat

0 63 okunma

Yaz dönemine yaklaştığımız bu aylarda diziler artık sezon finallerine yaklaşıyor. Aynı zamanda birçok yeni dizi de emekleme aşamasında. İyi bir çıkış yakalayan bazı dizileri sizler için listeledik:

1-) Bodrum Masalı


Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır. Karısı Yıldız çocukları Ateş ve Su ile birlikte İstanbul’da görkemli bir hayat sürmektedir, Otellerinin büyük kısmının olduğu Bodrum’da ise ikinci bir kadınla kurduğu gizli bir yaşamı vardır. Evren’in bu düzeni ard arda verdiği yanlış kararlar neticesinde gelen hızlı iflasıyla tamamen bozulur.

Ailenin elinde avucunda Bodrum’da Yıldız’ın babasından miras eski bir ev ve küçük bir otelin yarı hissesinden başka bir şey kalmamıştır. Ergüven Ailesi lüks yaşamlarını terk etmek, o köhne eve taşınmak ve küçük otelle hayata yeniden başlamak zorundadır artık.

Ne var ki otelin öbür yarısı Evren ve Yıldız’ın hayatları boyunca adını ağızlarına almamaya yemin ettikleri birine aittir. Faryalı adıyla tanınan kişi Yıldız’ın Evren’den önceki sevgilisidir. Evren’e kalırsa Yıldız onu hiç unutmamıştır. Yıldız’ın ise Evinin tam karşısına taşınan kocasının bodrumdaki sevgilisinden henüz haberi yoktur. Bütün bu sırlardan habersiz olan Ateş ve Su kolejden hayallerinden arkadaşlarından zengin ve güvenli hayatlarından kopacak Bodrum’da hayatın ve ailelerinin hiç bilmedikleri yüzünü öğreneceklerdir. Her yıl tatile gelip zengin arkadaşlarıyla güzel günler yaşadıkları Bodrum’dan çok farklı bir Bodrum onları beklemektedir.

2-) Adı Efsane

Kariyerinin zirvesindeyken ağır biz kaza geçirip sakatlanan efsane basketbolcu Tarık Aksoy, basketbolu bırakmak zorunda kalır. Ardından, sahip olduğu her şeyi birer birer yitiren Tarık, en son çocuklarının velayetini de kaybeder. Tam hayata karşı güvenini kaybetmişken, karşısına çıkan son şans, belki de kızlarını kazanmanın yolu olacaktır.

3-) Söz

İstanbul’da yaşanan büyük bir terör saldırısı sonucu onlarca insanın hayatını kaybetmesi ve bu facianın ülkede büyük bir infiale yol açması ile Kıdemli Üsteğmen Yavuz Karasu’nun hayatı da bir yeni bir akışa sürüklenir.

Saldırıyı üstlenen terör örgütü ikinci bir eylem olarak sivil bir vatandaşı kaçırınca, örgütün ele başını yakalamak ve kurtarma çalışmasını tamamlamak için Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde yeni bir tim oluşturulmasına karar verilir.

Rehini kurtarmak için zaman git gide daralırken Tim Komutanı olan Kıdemli Üsteğmen Yavuz Karasu, kendi hayatını tehlikeye atmak pahasına harekete geçer. Yolları vatan sevgisinde birleşen Tim birbirlerine hem kardeş hem vatan hem de siper olacaktır.

4-) Vatanım Sensin

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini… Canından çok sevdiği kocasının yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını.

1919 yılında, Yıldız güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde…

Üst üste mağlubiyetle biten savaşlardan yorgun düşmüş bir milletin, en son ve en büyük sınavına hazırlandığı 1919 senesinin baharı, Azize ve Cevdet’in de hayatlarında yeni bir dönemi başlatacaktır.

Görünür ve görünmez düşmanların gölgesinde, yolları tekrar kesişecek, hayatları bu kesişme yüzünden alt üst olacaktır. Zaferler ve mağlubiyetler görecekler, ayrılıklar ve kavuşmalar yaşayacaklar, umudun ve buhranın ateşiyle yanacak ve gerçek sevginin, gerçek vefanın, gerçek ihanetin ne olduğunu öğreneceklerdir. Cevdet ve Azize’nin hikayesi, küllerinden doğan yepyeni bir ülkenin kaderiyle bir yazılacaktır.

Vatanım Sensin ; Savaşın acımasız ortamında vazifeleri ve vicdanları arasına sıkışanların, aşklarını yine de yeşertmeye çalışanların, her şeye rağmen bir arada kalmaya gayret eden bir ailenin, esaretten özgürlüğe doğru çıkılan amansız bir yolun hikayesidir bu…

5-) Kara Yazı

Sevgisiz babasının fiziksel şiddetine maruz kalarak büyümüş, tek derdi kendi kozmetik şirketini büyütüp babasının takdirini kazanmak olan Mehmet Karahan ile babasının namus takıntısı yüzünden kadınlığı bastırılmış, iki kız kardeşine sahip çıkmaya çalışan ve kimya öğretmenliği yapmak tek hayali olan Yaren Uluçınar’ın hikayesidir Kara Yazı.

0 86 okunma

1. OH MY VENUS

Başı aşırı kilolarıyla dertte olan Kang Joo Eun (Shin Min-A) 33 yaşında bir avukattır. Babasının ölümü nedeniyle zorluk çeken ailesine maddi destek sağlamak için mücadeleler veren Kang Joo Eun’ın yolu bir gün meşhur kişisel antrenör Kim Yong Ho (So Ji Sub) ile kesişir.  Yong Ho’nun da zorlu bir yaşantısı olmuştur ve hastalığı nedeniyle kendini hep sporun içerisinde bulmuştur.  Fazla kilolarından kurtulmak isteyen Kang Joo Eun’ın Kim Yong Ho ile olan macerası oldukça dramatik olmasının yanı sıra eğlenceli ve ateşli.

  • Başrol: Shin Min-A, So Ji Sub
  • Tür: Romantik Komedi
  • Yönetmen: Kim Hyung-Suk
  • Senarist: Kim Eun-Ji
  • Kanal: KBS2
  • Bölüm Sayısı: 16
  • Yayın Tarihi: 16 Kasım 2015 – 5 Ocak 2016

2. W – TWO WORLDS

Şüphesiz 2016’ya damga vuran bir dizi W. Kurgusu oldukça farklı olduğu için dikkat çeken ve büyük bir seyirci kitlesine ulaşan W, aynı zamanda fakat farklı dünyalarda yaşayan otuzlu yaşlarda iki insanın aşk hikayesini konu almaktadır. Oh Yeon Joo (Han Hyo Joo), babası ünlü bir çizgi roman yaratıcısı olan bir cerrahtır, bir gün babası aniden ortadan kaybolur, Oh Yeonn Joo onu aramak için atolyesine gider fakat babasının yerine kanlar içinde bir adamı, Kang Chul’u (Lee Jong Suk) bulur. Kang Chul tarafından kaçırılıp farklı bir boyuta geçer ve olay örgüsü böylece başlar.

  • Başrol: Lee Jong Suk, Han Hyo Joo
  • Tür: Polisiye, Romantik, Fantastik Gerilim
  • Yönetmen: Jung Dae Yoon
  • Senarist: Song Jae Jung
  • Kanal: MBC
  • Bölüm Sayısı: 16
  • Yayın Tarihi: 20 Temmuz – 14 Eylül 2016

3. DESCENDANTS OF THE SUN

“Yoo Si Jin (Song Joong Ki), BM’ye bağlı bir yüzbaşıdır. Kang Mo Yeon (Song Hye Kyo) ise özel bir hastanede profesör ünvanı kazanmak için çok sıkı çalışan bir cerrahtır. İkilinin yolu hastanede bazı yanlış anlaşılmalarla beraber kesişir. Randevuya çıkmak için bir kaç kez denemede bulunsalar da BM’ye bağlı özel bir birliğin başında olan Yoo Si Jin’in son andaki acil durum çağrıları yüzünden sonuca varamazlar. Ama ikilinin hikayesi burada bitmemiştir, kader onları aynı karargahta karşılaştıracaktır.”

  • Başrol: Song Joong Ki, Song Hye Kyo, Kim Ji Won, Jin Goo, Onew
  • Tür: Romantik, Melodrama
  • Yönetmen: Lee Eung Bok, Baek Sang Hoon
  • Senarist: Kim Eun Sook, Kim Won Seok
  • Kanal: KBS2
  • Bölüm Sayısı: 16
  • Yayın Tarihi: 24 Şubat – 14 Nisan 2016

4.  GOBLIN: THE LONELY AND GREAT GOD

Goblin olan Kim Shin (Gong Yoo), kendini ölümsüz ruhundan kurtaracak olan gelinini beklemektedir. Bin yıla yakın yaşam süren Kim Shin’in ölmesi gereken fakat hala yaşayan Ji Eun Tak’la yolları kesişir. Gelini bulmasıyla ve ona aşık olmasıyla karmaşık duygular yaşayan Goblin aynı zamanda reenkarne olan ve hafızasını kaybetmiş bir ölüm meleğiyle aynı evi paylaşmaktadır. Geçmiş ve şimdiki zaman arasında gidip gelen anılar ve acılar soluksuz izlemenizi sağlayacak.

  • Başrol: Gong Yoo, Kim Go Eun, Lee Dong Wook, Yoo In Na
  • Tür: Fantastik, Romantik, Drama
  • Yönetmen: Lee Eung Bok
  • Senarist: Kim Eun Sook
  • Kanal: TVN
  • Bölüm Sayısı: 16
  • Yayın Tarihi: 2 Aralık 2016 – 21 Ocak 2017

5. LEGEND OF THE BLUE SEA

Kore’nin ilk fantastik tarihi kitabındaki denizkızı hikayesinden esinlenilen bu dizi denizkızının karaya çıkması ile başlamaktadır. Usta ve karizmatik bir dolandırıcı olan Heo Jun Jae (Lee Min Ho) ile karşılaşan Shim Chung’un (Jun Ji Hyun) karışık hayatlarını anlatmaktadır.

  • Başrol: Lee Min Ho, Jun Ji Hyun
  • Tür: Fantastik, Romantik Komedi
  • Yönetmen: Jin Hyeok
  • Senarist: Park Ji Eun
  • Kanal: SBS
  • Bölüm Sayısı: 20
  • Yayın Tarihi: 16 Kasım 2016 – 25 Ocak 2017

0 42 okunma

Nisan ayında vizyona girecek olan filmleri sizin için listeledik. Yapmanız gereken tek şey vizyon tarihini beklemek ve filmin tadını çıkarmak 🙂

1-) Kabuktaki Hayalet / Ghost in the Shell

Özel tasarım bir insan-cyborg hibriti, siber suçlarla mücadele eden bir ekip olan 9. Birim’in başındadır. Sıradaki görevi, Hanka Robotik şirketinin yapay zekaya dair çok önemli bilgilerinin çalınmasına engel olmaktır.
Masamune Shirow’un elinden çıkan 1995 yapımı Ghost in the Shell adlı animenin aynı adlı Hollywood uyarlamasının çekimlerinin büyük kısmı Yeni Zelanda’da yapıldı.

2-) Şirinler 3: Kayıp Köy / Smurfs: The Lost Village

Şirin Köyü’nde hayat alışıldık düzeninde sürerken Şirine kendilerine benzeyen bazı yaratıklar görür. Şirin Baba, Kayıp Köy efsanesine pek inanmasa da Şirine, yanına Güçlü, Sakar ve Gözlüklü Şirin’i de alarak Kayıp Köy’ü bulabilmek için Yasak Orman’a doğru yola çıkar. Ancak Gargamel’in de bu gizemli köyle ilgili planları vardır ve Şirinler’in oraya Gargamel’den önce ulaşması gerekmektedir.

3-) Hızlı ve Öfkeli 8 / The Fate of the Furious

Yıllardır birlikte çalışan, adeta aile gibi olan ekibin beyni Dominic Toretto (Vin Diesel), eşi Letty (Michelle Rodriguez) ile balayındayken gizemli Cipher’ın (Charlize Theron) saflarına katılarak en yakınındaki insanlara ihanet etmiştir. Cipher tam bir teknoloji dehasıdır ve gerçek bir kaos çıkarabilmek için Dom’u da yanına çekmiştir. Bu olayın şokunu atlatmaya çalışan ekip, Cipher ve Dom’u durdurabilmek için eski düşmanları Deckard Shaw’un (Jason Statham) da yardımına ihtiyaç duyacaktır.
Serinin 8. filmi 13 Nisan 2017’de vizyona giriıyor.

4-) Kolonya Cumhuriyeti

Türkiye’ye gelen uzaylılara karşılama yapılır. Kolonya’ya iniş yapan uzaylı yerel halkın büyün sevgisiyle karşılanır ancak bir kaza olur ve kutlamalar sırasında uzay mekiği yerle yeksan olur. Kolonya’da bir müddet konaklamak zorunda kalan uzaylı ile yerel halkın arasında da kahkaha dolu bir macera başlar.
BKM’nin yapımcılığında hayata geçen Kolonya Cumhuriyeti, Dedemin Fişi, Çarşı Pazar sinema filmlerinin senaristi olarak tanınan Murat Kepez’in de ilk uzun metraj sinema filmi. Komedi türündeki yerli filmde Çağlar Çorumlu, Uğur Bilgin, Mahir İpek gibi isimler yer alıyor.

5-) The Bay Bay Man

Üç üniversite arkadaşı, kampüs dışında eski bir eve taşınırlar. Ancak burada “The Bye Bye Man” adında güçlü bir varlığı istemeden açığa çıkarırlar. Bu adamın adını öğrenen herkes, gücünün etkisi altına girerek akıl almaz vahşilikte cinayetler gerçekleştirmektedir. Gençler “The Bye Bye Man”in şerrinden korunabilmek için onu olabildiğince az akıllarına getirip bu sırrı herkesten saklamak ve birbirlerini kollamak zorunda kalacaklardır.

0 78 okunma

Her popüler şarkının yavaş yavaş birbirine benzediği şu dönemlerde, bazen dönüp klasiklere bir bakmak isteyebiliyoruz. Bazen ise, o klasikleri dinleyip bir daha etkilenmek isteyebiliyoruz. İşte böyle anlarınız için birkaç tane tüm zamanların en iyi opera müziklerinden küçük bir liste oluşturduk.

Bu listeye Phantom Of The Opera’sız başlayamazdık. Sierra Boggess ve Ramin Karimloo’nun Brit 2012 ödüllerindeki performansı görmeden ölmemeniz gereken performanslardan bir tanesi.

Ave Maria’yı duymayanımız yoktur. Her ne kadar konserin tamamı olmasa da, Tarja’nın seslendirdiği bu performans görülmeye değer.

Dinleyince hemen tanıyacaksınız Flower Duet’i. Özellikle 3:55’ten sonra. “Aaa… O şarkı bu mu?” diyeceksiniz 🙂 Anna Netrebko ve Elina Garanca’nın muhteşem uyumlu sesi sizi kesinlikle başka diyarlara götürecek.

Wolfgang Amadeus Mozart’ın The Magic Flute’unden Gecenin Kraliçesi…  Küçükken izlediğimiz Looney Tunes çizgi filmlerinden hatırlayabileceğiniz bir parça.

Diğerlerinin hiçbirini hatırlayamadınız mı? “La Traviata, Libiam ne’ lieti calici”yı okuyamadınız mı bile? Endişelenmeyin 😀 Libiam ne’ lieti calici’yi Dinlemeye başladığınız anda kafanızda dans figürleri bile balet ve balerinlerden önce oluşacak. 🙂

Listede yer vermezsek tüm evrenin bizi dışına doğru iteleyip boşlukta yok olmamıza neden olacağı bir eser daha, Carmen – Habanera.

Bir zamanlar gece programlarında korkunç olayları anlatırken kullanırlardı O fortuna’yı. İstense de unutulamayacak eserlerden bir tanesi Carl Orff’tan O fortuna. 13. yy da yazılmış eski kadere sitem eden bir Latin şiiriydi zaten. 🙂

Sizce listede önemli bir parçayı unuttuk mu? Hangilerini hatırladınız? Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın 🙂

 

0 157 okunma

TED, “Yaymaya Değer Fikirler” mottosu ile yola çıkan, dünyanın birçok yerinden onlarca farklı konuda konuşmaya yer veren konferanslar serisidir. Dinlemekten keyif alacağınız, ilham verici TED konuşmalarını derledik.

1- Amy Cuddy – Vücut dilin benliğini şekillendiriyor.

Vücut dilimizin başkalarının bizi nasıl gördüğünü etkilediğinin farkındayız. Peki ya vücut dilimiz kendimizi nasıl gördüğümüzü de değiştirebilir mi?

2- Ruth Chang – Zor seçimler nasıl yapılır?

Filozof Ruth Chang “zor seçimler nasıl yapılır?” sorusunun yanıtını güçlü bir bakış açısı ve esprili bir dille anlatıyor.

3- Julian Treasure – Nasıl konuşalım ki insanlar bizi dinlemek istesin?

Julian Treasure “etkili bir konuşma nasıl yapıılır?” sorusunu ses tonundan empati kurmaya tüm yönleriyle cevaplıyor.

4- Tim Urban – Usta bir erteleyicinin kafasının içindekiler

Siz de işlerinizi halletmek için son dakikaya kadar bekleyenlerden misiniz? Tim Urban’ın eğlenceli ve aydınlatıcı konuşmasından sonra hemen harekete geçmek isteyeceksiniz.

5- Kelly McGonigal – Stresle nasıl arkadaş olunur?

Psikolog McGonigal yıllarca hastalarına stresin en büyük düşmanları olduğunu söyledi. Fakat yanıldığını fark etti! Strese farklı bir bakış açısından bakarak stresle savaşmak yerine dost olmak için bu konuşmayı mutlaka dinlemelisiniz.

6- Simon Sinek: Mükemmel liderler bir harekete nasıl ilham verirler?

Mükemmel bir lideri “mükemmel” yapan nedir hiç düşündünüz mü? ‘Apple’, ‘Martin Luther King’, ve ‘Wright’ Kardeşleri kapsayan örnekleri ile Simon Sinek sizi düşünmeye davet ediyor.

7- Tony Robbins neyi neden yaptığımızı soruyor?

Tony Robbins insanların hareketleri altında yatan “görünmez güçler”den bahsediyor

8- Cameron Russell: Görünüş her şey değildir. İnanın, ben bir modelim.

Cameron Russell, görünüşün her şey olmadığını cesur ve açık sözlü bir şekilde dile getiriyor.

 

9-  Shawn Achor: Daha iyi çalışmanın mutlu sırrı

Mutlu olmak için çalışmamız gerektiğine inanırız, peki bunun tersi mümkün mü?

10- Barış Özcan: Yeniden kreatif olmak için ne yapmak gerek?

Kreativite doğuştan istisnasız herkese verilen bir yetenektir ve fakat bazılarımız bu yeteneği hızla kaybeder, unutur. Barış Özcan, asıl sorulması gereken”yeniden kreatif olmak için ne yapmak gerek?” sorusunu cevaplıyor.

0 27 okunma

2017 Oscar Ödülleri bu yılki sahiplerini buldu. La La Land birden fazla Oscar kazanırken eleştirmenlerin yılın en kötü filmlerinden biri olarak bahsettiği “Suicide Squad” makyaj ve kostüm dalında Oscar kazandı. En iyi kostüm dalında ise Fantastik Canavarlar filmi zaferle ayrıldı.

Bu yılın en mutlu ekibi La La Land’in yapımcıları olsa gerek. En iyi Aktris dalında, Sinematografi dalında, En İyi Yönetmen dalında, En İyi Film Müziği dalında başta olmak üzere ALTI DALDA Oscar kazanarak sahneden asla inmeyen ekip oldu.

İşte La La Land’e En İyi Şarkı Oscar Ödülünü kazandıran şarkı:

Büyük bir beklentiye neden olan sosyal adaletsizliklere dokunan Hidden Figures filmi bir Oscar Ödülü kazanamasa da, Zootopia Oscar ödülünü kazandı.

Gönüllerde taht kuran ayrımcılıklar ile ilgili animasyon filmi Zootopia, En İyi Animasyon Filmi Oscar Ödülünü aldı.

Duyurulduğundan beri herkesin Harley Quinn cosplay’i yapmasına neden olan Suicide Squad en iyi Saç ve Makyaj dalında Alessandro Bertolazzi, Giorgio Gregorini ve Christopher Nelson’a Oscar kazandırdı. Siz Suicide Squad’ın saç ve makyaj dalında Oscar kazanması hakkında ne düşünüyorsunuz? 🙂

En İyi Kostüm Oscar Ödülünü ise “Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?” filmi sahiplendi. Harry Potter hayranlarının büyük bir heyecanla gittiği film En İyi Prodüksiyon Oscar Ödülünü, “La La Land” filmine kaptırdı. Siz Fantastik Canavarlar filminin kostümlerini nasıl bulmuştunuz? 🙂

İşte Oscar Ödüllerinin diğer sahipleri:

# En İyi Görüntü
Arrival
Fences
Hacksaw Ridge
Hell or High Water
Hidden Figures
La La Land
Lion
Manchester by the Sea
— Kazanan: Moonlight

# En İyi Aktris
–Isabelle Huppert (Elle)
–Ruth Negga (Loving)
— Kazanan: Emma Stone (La La Land)
–Natalie Portman (Jackie)
–Meryl Streep (Florence Foster Jenkins)

# En İyi Aktör
— Kazanan: Casey Affleck (Manchester by the Sea)
–Andrew Garfield (Hacksaw Ridge)
–Ryan Gosling (La La Land)
–Viggo Mortensen (Captain Fantastic)
–Denzel Washington (Fences)

# En İyi Yönetmen
–Denis Villeneuve (Arrival)
–Mel Gibson (Hacksaw Ridge)
— Kazanan: Damien Chazelle (La La Land)
–Kenneth Lonergan (Manchester by the Sea)
–Barry Jenkins (Moonlight)

# En İyi Uyarlanmış Senaryo
–Arrival
–Fences
–Hidden Figures
–Lion
— KAZANAN: Moonlight

# En İyi Orijinal Senaryo
–Hell or High Water
–La La Land
–The Lobster
— KAZANAN: Manchester by the Sea 
–20th Century Women

# En İyi Şarkı
–Audition (La La Land)
–Can’t Stop the Feeling! (Trolls)
— KAZANAN: City of Stars (La La Land) 
–The Empty Chair (Jim: The James Foley Story)
–How Far I’ll Go (Moana)

# En İyi Film Müziği
–Jackie
— KAZANAN: La La Land 
–Lion
–Moonlight
–Passengers

# En İyi Sinematografi
–Arrival
— KAZANAN: La La Land 
–Lion
–Moonlight
–Silence

# En İyi Belgesel
–4.1 Miles
–Extremis
–Joe’s Violin
–Watani: My Homeland
— KAZANAN: The White Helmets

# En İyi Kısa Film
–Ennemis Interieurs
–La Femme et le TGV
–Silent Nights
— KAZANAN: Sing
–Timecode

# En İyi Film Kurgusu
–Arrival
— KAZANAN: Hacksaw Ridge
–Hell or High Water
–La La Land
–Moonlight

 

# En İyi Görsel Efekt
–Deepwater Horizon
–Doctor Strange
— KAZANAN: The Jungle Book
–Kubo and the Two Strings
–Rogue One: A Star Wars Story

# En İyi Yapım Tasarımı
— Arrival
— Fantastic Beasts and Where to Find Them
— Hail, Caesar!
— KAZANAN: La La Land
— Passengers

# En İyi Animasyon Filmi
— Kubo and the Two Strings
— Moana
— My Life As a Zucchini
— The Red Turtle
— KAZANAN: Zootopia

# En İyi Kısa Animasyon Filmi
— Blind Vaysha
— Borrowed Time
— Pear Cider and Cigarettes
— Pearl
— KAZANAN: Piper

# En İyi Yabancı Dilde Film
— Land of Mine
— A Man Called Ove
— KAZANAN: The Salesman
— Tanna
— Toni Erdmann

# En İyi Yardımcı Aktris
— KAZANAN: Viola Davis (Fences)
— Naomie Harris (Moonlight)
— Nicole Kidman (Lion)
— Octavia Spencer (Hidden Figures)
— Michelle Williams (Manchester by the Sea)

# En İyi Ses
— Arrival
KAZANAN: Hacksaw Ridge
— La La Land
— Rogue One: A Star Wars Story
— 13 Hours

# En İyi Ses Kurgusu
KAZANAN: Arrival
— Deepwater Horizon
— Hacksaw Ridge
— La La Land
— Sully

# En İyi Belgesel
— Fire at Sea
— I Am Not Your Negro
— Life, Animated
KAZANAN: OJ: Made in America
— 13th

# En İyi Kostüm
— Allied
KAZANAN: Fantastic Beasts and Where to Find Them
— Florence Foster Jenkins
— Jackie
— La La Land

# En İyi Yardımcı Aktör
— KAZANAN: Mahershala Ali (Moonlight)
— Jeff Bridges (Hell or High Water)
— Lucas Hedges (Manchester by the Sea)
— Dev Patel (Lion)
— Michael Shannon (Nocturnal Animals)

0 81 okunma

Kitapları yabancı dile en çok çevrilmiş ABD’li yazarlardan biri olan Jack London; çocukluğu yoksulluk içinde geçmiş, erken yaşta hayata atılmış, türlü işlerde çalışmış, militan bir sosyalisttir. Çoğu eserinde sert bir kapitalizm eleştirisi göze çarpar. Biz de Jack London’un elinizden bırakamayacağınız üç güzel eserini sizler için inceledik;

1)Martin Eden

Martin Eden; özendiği burjuva hayatı ve o hayatın içinde yer alan bir kadına aşkı yüzünden yazar olma uğraşı veren bir gemi işçisini anlatır. Kitapta Martin’e bütün güzellikler burjuva hayatında vücut bulmuş gibi gelir ancak kitap okumaya ve bakış açısını genişletmeye başladığı zaman burjuva ahlakının kokuşmuş yönlerini görerek bu sınıfa mensup kişilerden uzaklaşır. Delicesine aşık olduğu kadının onu olduğu gibi kabul etmeyişi ve kendi sınıfından bir kuklaya çevirmeye çalışması da Martin’i yalnızlığa iter.  Yazar, bir gemi işçisinin kendini, aşkı ve hayatı keşfetme çabası oldukça sürükleyici bir üslupla anlatıyor.

2)Demiryolu Serserileri

Yazarın kendi deyimiyle serserilik yıllarında edindiği deneyimleri anlattığı bir kitap Demiryolu Serserileri. İnsanın bir lokma ekmek için demir yolunda kıyasıya verdiği mücadele ve adım adım suça sürüklenişi harika betimlemelerle anlatıyor. Kendisine yardım edenlerin ise yine kendisi gibi yoksullar olması “Köpeğe verilen bir kemik yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, siz de köpek kadar açken onunla paylaşılan kemiktir.” ifadesini gözler önüne seriyor. Kitapta, dönemin ağır ekonomik buhranı arka planda çarpıcı bir şekilde anlatılıyor.

3)Demir Ökçe

Yazarın sosyalist düşüncelerinin açık şekilde ifade edildiği distopik bir romandır. Amerika’da işçi hareketlerinin doğuşuyla birlikte kitlelerin bir işçi sınıfı yazarı arayışına yanıt veren en önemli yazarlardan biri Jack London olmuştur. Sınıf mücadelesinin çarpıcı biçimde ele alındığı roman oldukça sert bir üsluba sahiptir. Düzenin kendisine muhalefet eden herkesi o dönemde nasıl vahşi bir acımasızlıkla ezdiğini gözler önüne seren, devletin demir ökçesi altında çiğnenen insanların sesi olan bir roman Demir Ökçe.

0 76 okunma

14 şubat sevgililer gününü güzel geçirmeniz için oluşturduğumuz etkinlik listemize hemen göz atın. Konserlerden tiyatroya, workshoplardan resitallere birçok farklı etkinliği yazımızda bulabilirsiniz.

1-) USLA Sevgililer Günü

Sevgililer Günü’nde siz de sevdiklerinize farklı bir hediye vermek isterseniz, USLA mutfağında gerçekleşecek workshop etkinliğinde yerinizi alın.

Bu menünün içinde aşk var… Sevdiğinize bu sevgililer gününde farklı bir hediye alın. İçinde ikiniz olun, aşkınız olsun, el lezzetiniz, eğlenceniz bol olsun. Bu sevgililer gününde yaptığınız her şey “Aşk” olsun!

Portakal kremalı jumbo karides salatası, quinoa
Sote bonfile, fondant patates, bordelaise sos
Volcano kek, orman meyvesi salatası, creme anglaise sos

19:00-23:00

Detaylar: http://www.biletix.com/etkinlik/UED26/TURKIYE/tr

2-) Pencere (Tiyatro)

Birkan Uz’un yönettiği Oyun Atölyesinin “Pencere” adlı oyunu, izleyicisiyle buluşmaya devam ediyor.
Oynayanlar
Esra Bezen Bilgin
Haluk Bilginer
Kürşat Demir

“Tom ve Kyra…

Farklı dünya görüşleri olan bir kadın ve bir adam…

İlişkilerinin bitmesinden 3 yıl sonra Tom’un Kyra’yı ziyaret etmeye karar verdiği o soğuk gecede, tüm yargılarından kurtulup yeni bir hayat kurabilecekler mi?  David Hare’in yazdığı, Haluk Bilginer’in çevirisini yaptığı oyunu Birkan Uz yönetiyor.

Oyunun sahne tasarımını Gamze Kuş, müziklerini Çağri Beklen ve ışık tasarımını Kemal Yiğitcan yapacak.”

Detaylar: http://www.biletix.com/etkinlik/UG035/TURKIYE/tr

3-) Sıla – Heybeden Şarkılar

Türk pop müziğinin başarılı kadın vokallerinden Sıla Gencoğlu, 14 Şubat’ta Congresium Ankara sahnesinde…

Sıla’dan Congresium Ankara’da “Heybeden Şarkılar” Rüzgarı…

Türk pop müziğinin başarılı kadın vokallerinden Sıla Gencoğlu, İstanbullu hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. 14 Şubat’da Congresium Ankara’da sahne alacak olan Sıla, kendi şarkılarının yanı sıra geçmişten bugüne heybesinde biriktirdiği efsane şarkılarla sevenlerine yine unutulmaz bir gece yaşatacak.

Sıla’dan Mesaj
“Kariyer dokuz sene, konser iki saat. Seslendirmek isteyip vakit darlığından söylenmemiş onlarca şarkı var. Hem kendime ait şarkılar hem de bugüne kadar yorumlamak istediğim bir çok sürpriz eser. Yoruldum, gözlerine teslimim, Bodrum’un suları, zor sevdiğimden ve heybede birikmiş daha bir çok şarkı. 14 Şubat’da Congresium Ankara’da Heybeden Şarkılar ile alışılagelmiş Sıla konser repertuarı dışında bir seçki ile buluşmak üzere.

Detaylar: http://www.biletix.com/etkinlik/UBH02/TURKIYE/tr

4-) Deniz Tekin

Deniz Tekin, sevenleri için 14 Şubat’ta Ooze Venue sahnesinde…

Deniz Tekin, 8 yaşında piyanoya olan ilgisi ile müziğe başladı, ortaokul ve lise yıllarında çeşitli lokal gruplarda yer alarak bu alandaki etkinliğini sürdürdü. 16 yaşında yerel bir kafede canlı müzik yapmanın yanı sıra çeşitli sosyal platformlar üzerinden kendi kayıtlarını paylaşmaya başladı. Fırat Tişkaya (elektro gitar), Sezer Özdem (bas gitar) ve Sinancan Yaren (davul) ile yoluna daha geniş bir müzikal toplulukta devam etmektedir.

Detaylar: http://www.biletix.com/etkinlik/UO407/TURKIYE/tr

5-) Aşk Şarkıları – Sevgililer Günü Konseri

Soprano Demet Gürhan ve piyanist Güler Demirova Gyöffry, besteci İvan Çelak’ın orjinal kompozisyonlarına yer verilecek bu özel programın Türkiye prömiyerinde Mozarthaus’ta müzikseverlerle buluşuyor.

Demet Gürhan: Soprano
Güler Demirova Gyöffry: Piyano

Resital Programı:
Sevince…                                             Söz: İnan Oransal  Müzik: İvan Çelak
Peri Masalı                                            Söz: İnan Oransal  Müzik: İvan Çelak
Neden Seçtin?                                      Söz ve Müzik: İvan Çelak
Ben Yüzünde                                        Söz: İnan Oransal  Müzik: İvan Çelak
Gidesim Var                                          Söz: İnan Oransal  Müzik: İvan Çelak
Dört Soru                                               Söz ve Müzik: İvan Çelak
Gülistan                                                 Söz: İnan Oransal Müzik: İvan Çelak
Yasak Bahçe                                         Söz ve Müzik: İvan Çelak
Sadece Birkaç Saniye…                       Söz ve Müzik: İvan Çelak
Bir Güzeli                                              Söz: İnan Oransal Müzik: İvan Çelak
…sevgilisi                                             Söz ve Müzik: İvan Çelak

Detaylar: http://www.biletix.com/etkinlik/UMG12/TURKIYE/tr

 

BONUS – 1: Mustafa Ceceli

Mustafa Ceceli, Sevgililer Günün özel “Yeni Albüm Lansman Konseri” ile Bostancı Gösteri Merkezi’nde….

Detaylar: http://www.biletix.com/etkinlik/UKBG9/TURKIYE/tr

BONUS – 2: Hakan Altun

Hakan Altun, sevilen şarkıları ile 14 Şubat’ta Hilton Garden Inn Ankara’da sevenleriyle buluşuyor.

Türk Müziği’nin sevilen isimlerinden Hakan Altun 14 Şubat Sevgililer Günü Özel Konseri ile Hilton Garden Inn Ankara’da…

Detaylar: http://www.biletix.com/etkinlik/UXT01/TURKIYE/tr

0 68 okunma

Tamamen tüketim kültürünün dayatması bir gün olduğu algısına sahip olsa da kişilerin birbirlerini mutlu etmesine vesile olan günlerden birisi sevgililer günü.  Siz de bu günü film keyfi yaparak geçirmek isteyenlerdenseniz aşkın gerçekte ne olduğunu size sorgulatacak dört güzel filmi gelin birlikte inceleyelim.

Serseri Aşıklar

Fransız yeni dalga akımının fitilini ateşleyen film Serseri Aşıklar (A Bout de Souffle) Jean-Luc Godard’ın sinemaya bir armağanıdır. Michael (Jean Paul Belmanndo), Fransa’nın güneyinde bir araba çalar ve yolda peşine takılan polislerden birini öldürür. Paris’te daha önce birliktelik yaşadığı Amerikalı Patricia (Jean Seberg) ile takılmaya başlar. Hırsızlık yapar, otel odalarına girer, kirli para işiyle uğraşır. Patricia ile otel odasında, arabada, sokakta hayattan ve edebiyattan konuşur. Karakter olarak birbirinden çok farklı olan bu insanlar aşkın büyüsüne kapılmaktan kurtulamazlar. Ama Patricia duygularından emin olamaz ve Michael’i ele verir. İkilinin duygularındaki dalgalanmaların ele alındığı film aşk üzerine güzel bir çerçeve oluşturuyor.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

İlk kitabını yazmaya çalışan Arif, zamanının önemli bir kısmını kitabı üzerine kafa yorarak geçirir. Ona göre hayat başta kadınlar ve ilişkiler olmak üzere pek çok çözümsüz soruyu içermektedir. İlişkiler konusunda bir türlü dikişi tutturamayan Arif her daim kafasını kurcalayan bu soruların peşindedir. Fakat beklemediği bir anda Müzeyyen’in ortaya çıkmasıyla, o güne dek bildiği ya da öğrenmeye çalıştığı her şey bir anda ters yüz olur. Zira Müzeyyen’in cazibesine kapılmamak elinde değildir ve kendini bu ilişkinin akışına bırakır. Seyirciyi Müzeyyen’in gerçek mi yoksa hayal mi olduğu sorularıyla baş başa bırakan film, aşka sunduğu farklı perspektif nedeniyle klişe aşk filmlerinden ayrılıyor. Arif’in filmde dile getirdiği “Üzerimizde çakma markalar, binalarda kaçak katlar, dilimizde taşeron fikirler… Peki duygularımız neden ithal olmasın?” repliği gibi daha birçok replik seyirciyi aşkın gerçekliği üzerinde sorgulamaya itiyor.

Ah Güzel İstanbul

Eski bir İstanbul beyfendisi olan Haşmet (Sadri Alışık) ve büyük şehre gelip şarkıcı olmak isteyen Ayşe(Ayla Algan)’nin hikayesi Ah Güzel İstanbul. 60’ların toplumsal değişimiyle birlikte içimizi ısıtacak duyguların da başarıyla yansıtıldığı film geleneksel-modern çatışmasını gözler önüne seriyor. Bütün maskelerinden sıyrılmış statü kaygısı olmadan yaşayan bir karakterdir Haşmet. Ayşe’ye aşık olur ve ona iyi bir hayat sunabilmek için kendine göre olmayan yollara başvurur. İkisinin de hem kendi benliklerini hem de aşkı bulma sürecine tanık olur izleyici.

Cennetdeki Gölgeler

Cennetteki Gölgeler, Aki Kaurismäki’nin proletarya üçlemesinin ilk filmi. Temizlik işçiliği yaparak hayatına devam eden Nikander ve sürekli iş değiştiren Ilona arasındaki ilişki üzerinden, geniş bir toplumsal bakış açısı sunuyor film. Hayatta kaybeden olmaya mahkum iki karakter karşımıza koyuyor. Nikander, sıradan bir kaybeden görüntüsünde; yalnız yaşayan, tutkusu olmayan, asosyal bir adamdır. Ilona ise sürekli iş değiştirmesine rağmen aslında hep sınıf atlamanın peşindedir. Bu yüzden de Nikander’i kabul etmesi kolay olmaz.

0 51 okunma

İran Sineması’nın önemli temsilcilerinden biri olan Asghar Farhadi’nin merakla beklenen filmi Salesman 27 Ocak’ta vizyona giriyor.  Darbareye Elly filmi ile dikkatleri üzerine çeken yönetmen, A Separation filmiyle En İyi Yabancı Film dalında Oscar kazanmıştı. Farhadi filmlerinde aile ve insan ilişkileri üzerinden hayata karşı derin bir sorgulama penceresi açar ve seyirciyi zorlanmadan filmin içine çeker. Biz de evrensel temalarla hareket eden yönetmenin kendinize dair çok şey bulacağınızı düşündüğümüz üç filmini sizler için inceledik.

1)Elly Hakkında 

Ahmed, Almanya’da yıllar boyu yaşadıktan sonra, İran’ı ziyaret etmeye karar verir. Üniversiteden eski arkadaşları, Ahmed’in gelişi onuruna Hazar Gölü kıyısında hep birlikte üç gün geçirecekleri bir tatil planlarlar. Bu tatili düzenlemek, gruptaki kadınlardan birinin, neşeli Sepideh’in sorumluluğundadır. Sepideh, gruptaki arkadaşlarının haberi olmaksızın, kızının anaokulu öğretmeni Elly’yi de davet eder. Almanya’da yaptığı mutsuz evlilikten henüz kurtulmuş olan Ahmad, İranlı bir kadınla bir yuva kurmak istemektedir. Bunu bilen arkadaş grubu, Sepideh’in Elly’yi niçin davet ettiğini yavaş yavaş anlarlar. Tatilin ikinci gününde, her şey iyi gidiyor gibi gözükürken Elly birden ortadan kaybolur. Elly Hakkında, bildiklerini gizlemek yalan söylemek kadar ahlaksız bir davranış mıdır gibi yalanla ilgili ahlaki sorgulamaların başarıyla işlendiği bir film.

2)Güzel Şehir

Bir ıslah evinde başlayan filmin hikayesi, iki sene önce öldürdüğü bir kız yüzünden idam cezasını bekleyen ve on sekizinci yaş gününü kutlayan Ekber’in kısa öyküsüyle açılıyor. Artık yetişkinler hapishanesine gönderilip idam edileceği günü beklemek zorunda kalan çocuğun ölümünü engellemek içinse kız kardeşi Firuze ve ıslah evinden yeni çıkan arkadaşı Ala ellerinden ne geliyorsa yapıyor. Ölen kızın babasının şikayetini geri çekmesi için uğraşan ikili, zamanla hem kendi içlerinde yaşadıkları masumane duyguların pençesine kapılıyor hem de Ekber’i idamdan kurtarmak için yaşantılarının önemli parçalarından ödün vermek zorunda kalıyorlar.

3)Bir Ayrılık

Film; Tahranlı orta sınıfa mensup genç bir çiftin ayrılma kararıyla ortaya çıkan sorunları ele almaktadır. Filmin kadın kahramanı Simin, 11 yaşındaki kızı Termeh için iyi bir gelecek kurma amacındadır ve bu yüzden kızının daha iyi bir eğitim alabilmesi için yurtdışına gitmeyi planlamaktadır. Ancak eşi Nader, Alzheimer hastası olan babasını yalnız bırakamayacağı için bu fikre sıcak bakmamaktadır. Nader, babası için tuttuğu bakıcıyla sorumsuz davrandığı gerekçesiyle bir tartışma yaşar. Bakıcının eşi kadının bu sebeple çocuğunu düşürdüğünü iddia eder. Nader olayların getirdiği noktalar sebebiyle kendini kızının önünde yalan söylerken bulur. Farhadi, filmin en başından itibaren hakim koltuğuna oturtur seyirciyi. Bütün karakterlere eşit mesafeden bir pencere sunar. Seçtiği karakterlerden üzerinden birçok evrensel temayı sorgulatır bizlere.

0 192 okunma

Soğuk havaların vazgeçilmez aktivitesidir film keyfi.  Biz de ismi çok fazla bilinmeyen fakat zevkle izleyeceğinizi düşündüğümüz dört filmi sizler için inceledik.

1)Medianeras

İnsanların iletişim araçları içinde iletişimsizlikten boğulduklarını ve birbirleri arasına mesafe olarak ne kadar yakın olsalar da duvarlar ördüklerini çok güzel bir bakış açısıyla işleyen film, konusu itibarı ile aşk filmi gibi dursa da yer yer çok güzel sistem eleştirisine sahip. Mariana (Pilar López de Ayala) ve Martín (Javier Drolas), birbirine komşu iki apartmanda küçük dairelerde yaşayan, genç, çekici ve biraz da evhamlı olan yalnız kişilerdir. Ortak zevklere ve hayata bakış açısına sahip olan bu ikili şayet birlikte olsalardı mükemmel bir çift olabilirdi. Tabii, sadece bir kez olsun karşılaşmayı başarabilselerdi.

2)Cennetteki Gölgeler

Cennetteki Gölgeler, Aki Kaurismäki’nin proletarya üçlemesinin ilk filmi.  Temizlik işçiliği yaparak hayatına devam eden Nikander ve sürekli iş değiştiren Ilona arasındaki ilişki üzerinden, geniş bir toplumsal bakış açısı sunuyor film. İki tane hayatta kaybeden olmaya mahkum karakter karşımıza koyuyor. Nikander sıradan bir kaybeden görüntüsünde; yalnız yaşayan, tutkusu olmayan, asosyal bir adamdır. Ilona ise, sürekli iş değiştirmesine rağmen, aslında hep sınıf atlamanın peşindedir. Bu yüzden de, Nikander’i kabul etmesi kolay olmaz.

3) The Postman

Sıcak ve naif bir dokusu olan filmin konusu bir postacı ve ünlü bir şair arasında yoksul bir İtalyan adasında geçer.  Adada postacı olarak çalışan Mario Ruoppolo Şilili ünlü şair Pablo Neruda’ya mektupler getirir. Zamanla aralarında sıcak bir dostluk oluşur. Neruda zaman içerisinde postacıya şiiri sevdirmiştir. Hatta Postacı Mario, tanıştığı ve ilk görüşte aşık olduğu güzel bir genç kızla Neruda’nın şiirlerindeki mecazları kullanarak iletişim kurar.

4)Muhsin Bey

İstanbullu Muhsin Bey, Türk musikisine ve çiçeklerine düşkün, değerlerine bağlı bir ‘eski usül’ adamdır. 80’lerde hızla değişen şehire, köyden kente göçün getirdiği kültür erozyonuna yabancı ve ilkeleriyle yaşayan bir adam. Bir gün kaset çıkarmak için şehre gelmiş, yanık sesli türkücü Ali Nazik’le kesişir yolları. Muhsin Bey, Ali’yi şöhretle tanıştırabileceğini düşünür. Bu iki ayrı dünyanın insanı böylece, zorlu bir işbirliğine girerler. Dünyaların ne kadar ayrı olduğunu anlamaları içinse, elbette zaman gerekecektir. Yavuz Turgul’un imzasını taşıyan film Şener Şen gibi usta oyuncularla tam bir film ziyafeti sunuyor.

 

0 123 okunma

1. KAFKAOKUR

Kafkaokur, okurlarının dikkatini öncelikle kapağıyla çekiyor. Her sayıda özenle ve dikkat çekici şekilde hazırlanmış dergi kapaklarının adeta bir hikayesi var. Daha sonra içerisine serpiştirilmiş şiirler, şairler, illüstrasyonlar, edebiyat, film üzerine yazılmış yazılar okurken sizi tatmin ediyor. Bu güzel derginin fiyatı 8 lira.

#kafkaokur

A photo posted by Kafka Okur (@kafkaokur) on

2- PLÜTON

“Ülke’nin düzgün edebiyat, kültür ve sanat dergisi eksikliğini gidermeyi, popüler kültürden uzaklığımızla başarmayı diliyoruz.” cümlesiyle kendilerini özetleyen Plüton Dergi’nin yazarları ünlülerden değil, fanzin gençlerden oluşuyor. Dergi içerisinde, şiirler, öyküler, eleştiri yazıları ve dizi-film-kitapların tanıtım yazıları bulunuyor. Şahsına münhasır, güzel isimli bu derginin fiyatı 4 TL.

Balıkesir Tivoli Kitabevi'ne takviyemiz yapıldı. Diğer kitabevleri'ne de son takviyelerimiz sürüyor ♡

A photo posted by Plüton Dergi (@plutondergi) on

3 – PEYNİRALTI EDEBİYATI

2013’ten bu yana yayınlanan Peyniraltı, her ay kapağında edebiyat dünyasından insanları ağırlıyor. Derginin içerisinde deneme yazıları, şiirler, öyküler, incelemeler, söyleşiler, çizgi-uyarlamaları bulunuyor. Her yönden edebiyat açlığınızı doyurabilecek bu derginin fiyatı ise 8 Tl.

@mehmetkosk 'tan harika bir arşiv! Teşekkürler! #peyniraltiedebiyati #dergi #kitapönerisi

A photo posted by Peyniraltı Edebiyatı (@peyniraltiedebiyati) on

küçük İskender. PE 37. #peyniraltiedebiyati #kitap #dergi #kucukiskender #siir

A photo posted by Peyniraltı Edebiyatı (@peyniraltiedebiyati) on

0 106 okunma

Soğuk havaların vazgeçilmez aktivitesi film keyfi, aralık ayında vizyona girecek filmlerle daha da renkleniyor. Birçok ödüllü filmin vizyona gireceği ayda, en güzel filmleri sizler için inceledik.

Kümes

Ufuk Bayraktar’ın ilk yönetmenlik deneyimi olan film, temelini gerçek bir hikayeden alıyor. 1950’li yıllarda küçük bir köyde kocası ve çocuklarıyla yaşayan Saniye vereme yakalandığını öğreniyor. Ölmeden önce çocuklarını emanet edebileceği bir üvey anne bulmaya çalışıyor. Ancak işler planladığı gibi gitmiyor ve hastalığı atlatıp eve dönüyor. Bu noktadan sonra gelen kadınla aralarındaki ilişki gerilimli bir hal almaya başlıyor. İkinci kez gösterime giren ve büyük beğeni toplayan filmi kaçırmamanızı öneririz.

Aşk Mektupları

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrası Avrupa’yı ve buruk bir aşk hikayesini anlatan film, 9 Aralık’da vizyonda olacak. Gabrielle, ailesinin baskısı ile aşık olmadığı bir adamla evlenir ve bu noktadan sonra hayatı adeta bir mahkumiyete dönüşür. Evlendiği adamın duygularına karşılık veremedikçe bu ruh hali altında giderek ezilir. Bir süre sonra ona yaşadığını ve duygularını hatırlatan Andre ile tanışır fakat aşklarını yaşamaları hiç de kolay olmaz. Nicole Garcia’nın Milena Agus’un romanından uyarladığı Aşk Mektupları, prömiyerini yaptığı Cannes’da adından oldukça söz ettiren keyifle izleyeceğinizi düşündüğümüz bir film.

Kasap Havası

Annesinin istediği kızla nişanlanmak üzere olan taksi şoförü Ahmet, kendisinden yaşça hayli büyük olan terzi Leyla ile bir ilişkiye başlar. Bu noktadan sonra üçüncü kişilerin de dahil olduğu çetrefilli bir aşk öyküsü bizi içine alır. Çevre baskısının içinde sıkışıp kalmış karakterlerin özgürleşme hikayesi de denilebilir film için. İnsanın geçmişle olan halledemediği meselelerin altını çizen film, toplumsal birçok konuya da derinlemesine dokunuyor. Festivallerde büyük ilgi gören film 9 Aralık’da vizyona girecek.

Sen Benim HerŞeyimsin

Tolga Çevik ve Melis Birkan’ın başrollerini oynadığı film, sıcacık bir baba-kız ilişkisi etrafında şekilleniyor. Hayattaki bütün korkularının üzerine gidilmesi gerektiği düşüncesiyle yetiştirilen Sedat (Tolga Çevik), küçük yaşta babasını kaybeder. Korkularıyla birlikte günübirlik ilişkiler yaşadığı bir hayat sürerken birden Pınar’ın (Melis Birkan)  kapısına gelip küçük çocuğunu ona bırakmasıyla yaşamı tümüyle değişir. Masalsı bir tatla ilerleyen hikaye annenin çocuğunu geri almak istemesiyle çıkmaza girer. Hem komik ögeler barındıran hem de duygulara dokunan  film 9 Aralık’da vizyona girecek.

Tereddüt

Başarılı yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nu merakla beklenen filmi Tereddüt 16 Aralık’da vizyona girecek. Küçük bir kasabaya tayini çıkan psikiyatrist Şehnaz’ın ailesini bir kazada kaybedip akli dengesini yitirmek üzere olan Elmas’ın kesişen hayatları üzerine odaklanıyor film. Başrollerinde Funda Eryiğit, Ecem Uzun, Mehmet Kurtuluş ve Okan Yalabık’ın oynadığı film oldukça başarılı oyunculuk performanslarına sahip.

 

İlginizi Çekebilir

1 106 okunma

0 106 okunma

0 106 okunma

0 106 okunma

0 106 okunma

0 106 okunma

0 106 okunma

0 106 okunma